Aylık arşivler: Şubat 2017

Adana İcra İflas Avukatı

Adana İcra ve İflas Hukuku Avukatı
İcra ve İflas Hukuku, hakkın cebren alınması, hukuksal anlamda gerekli olanın zorla yerine getirilmesi gibi icra konuları düzenleyen bir öze-kamu hukuku karışımı hukuk dalıdır. Hiçbir hak(mahkeme kararları dahil) icrayla ortaya konana kadar gerçekliğe bürünemez, muteber olamaz. İcra Hukuku öncelikle hakların icrasıyla ilgilenir. Bu hakların icrası noktasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümü de icra ve iflas hukukun konusunu oluşturur. Büromuz alacakların tahsilatı konusunda müvekkillerine hizmetler sunar. Bu kapsamda mahkeme kararlarının, senetlerden/çeklerden/sözleşmelerden kaynaklanan alacakların, kira sözleşmelerinden kaynaklanan alacakların tahsili sağlanır, tahsile giden yolda karşılaşılabilecek uyuşmazlıklarda(itirazın iptali,kaldırılması vs.) hukuki destek verilir.

Adana icra ve iflas hukuk davaları ve avukatlık ihtiyaçlarınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Adana İdare Hukuk Avukatı

İdare Hukuku
İdare Hukuku, idarenin(kısaca devletin tüm kurumları) işlemlerini inceleyen, gerektiğinde idareyi denetleyen ve işlemini düzelten kuralları da içeren bir kamu hukuku dalıdır. ülkemizde İdari Yargı özel hukuktan ayrı olarak düzenlenmiştir yani anglo-sakson ülkelerinin aksine ülkemizde yargı ayrılığı ilkesi geçerlidir.
İdare hukuku devletin, bireyleri hakkında tesis ettiği işlemlerin incelenmsini ve yargılanmasını sağlar. Konusu oldukça geniştir. İdare hukukunda iki temel dava vardır. Bunlar Tam yargı davası ve iptal davasıdır. Tam yargı davaları temel olarak idareye karşı açılan tazminat davalarını içerir. İptal davaları ise idari işlemlerin 5 unsuru bakımından denetlenmesini sağlar. Yani idarelerin tesis ettiği işlemlerin iptalini sağlar. Örnek vermek gerekirse bir kamu çalışanı mesleğinden ihraç edilirse açacağı ilk dava, bu kararın iptali davasıdır. Bu işlemden dolayı ayrıca zarar da gördüyse tam yargı davası açmak suretiyle bu zararını da isteyebilir.
Büromuz, İdare Hukuku kapsamında meslekten çıkarılmadan kaynaklanan davalar, imar mevzuatından kaynaklanan davalar, vergi mevzuatından kaynaklanan davalar vb. idarenin işlemleri ile ilgili açılacak davalarda ve idari başvurularda müvekkillerine hizmet vermektedir.

Adana İdare Hukuk Davaları ve Avukatlık İhtiyaçlarınız İçin Bize Ulaşabilirsiniz.

Adana Nafaka Avukatı

NAFAKANIN HUKUKİ NİTELİĞİ,
Türk Borçlar Hukuku sistemimizde, borcun kaynaklarının çeşitli biçimlerde tasnif edildiği görülmektedir. Bu tasniflerden biri, borcun bir kişi veya tarafların iradesinden doğmakta olup olmamasına göre yapılmaktadır.
Buna göre; bir kişi veya tarafların iradesinden kaynaklanan, başka bir deyişle iradenin arzu ettiği sonucun meydana gelmesi ile oluşan borçlar “hukukî işlemden doğan borçlar” dır. Diğer taraftan, bir kişi veya tarafların iradesinden kaynaklanmayan borçlar ise “doğrudan kanundan doğan borçlar” dır2
Bütün boçlar kanunda belirlenmiş olan şartların yerine getirilmesi ile doğar fakat nafaka borcu , kanunun öngördüğü diğer kanundan doğan borçlardan hiçbirine girmemektedir.Bunun en belirgin sebebi de nafaka borcu ne hukuki açıklanan bir iradeye nede hukuka aykırı bir file dayanmaktadır.
C- NAFAKA ALACAĞININ ÖZELLİKLERİ
a) Nafaka Alacağından Feragat Edilememesi
Aile hukuku alanı, sadece fertlerin menfaatlerinin korunması için değil, aynı zamanda toplumsal korunma için gerekli hükümleri kapsar. Bu nedenle hukuk yargılama usulünde, talep olmadıkça hakimin bir menfaate hükmedememesi prensibinin bir istisnasını TMK’ unun 169. maddesi oluşturur. Boşanma veya ayrılık davası açılmakla davanın devamı süresince gerekli olan önlemlerin hakim tarafından talep olmaksızın re’sen alınması zorunludur. Yargıtay uygulaması da aynı yönde olmakla birlikte bir görüşe göre de birlikte yaşamaya ara verilmesi veya boşanma davasının açılması gibi birlikte yaşamanın mümkün olmadığı hallerde hakim, eşlerden birinin istemi üzerine, birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyalarından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alacaktır3.
Nafaka isteminde bulunmaya hakkı olan tarafın, bu hakkından önceden feragat etmesi mümkün değildir. Nafaka alacağından önceden feragat edilememesinin sebebi alacaklının talebi ile feragat sözleşmesinin ileri sürülerek nafaka borçlusunun borcundan kurtulmaya çalışmasını engellemektir.
b) Nafaka Alacağının Haczedilememesi
Mahkeme kararı ile hükmedilmiş olan nafaka miktarına haciz konulmaz .Çünkü hakimin hükmetmiş olduğu nafaka boşanma sonucu sosyal bakımdan zor duruma düşen tarafın mağduriyetini giderme amacı taşımaktadır.Yani hakim kişinin bakımı için zorunlu olan bir yardım miktarına hükmetmektedir.
Hükmedilen bu miktar karşı taraf için zenginleştirici bir miktar değildir. İcra ve iflas kanununda emekli maaşına haciz işlemi nasıl uygulanamıyorsa boşanma sonucu mahkemenin hükmettiği nafakaya da haciz işlemi uygulanamaz.
Kural olarak, mahkeme ilâmına dayanan nafaka alacağının haczi mümkün değildir. Çünkü mahkeme, nafaka alacaklısının geçinmesi için zorunlu olan miktarı göz önünde bulundurarak nafaka miktarını takdir eder. Dolayısıyla bu miktarın tamamının nafaka alacaklısının eline geçmesinde mutlak zorunluluk bulunduğu için bu tür nafakaların haczi mümkün değildir39. Öte yanda nafaka alacağı hacizde ve iflasta imtiyazlı alacaklardandır4.
c-Nafaka Alacağının Kural Olarak Nakden ve Peşin Olarak Ödenmesi
Mahkeme kararı sonucu belirlenecek olan nafaka miktarı kural olarak her ayın başında nakden ve peşin bir şekilde ödenebilir.Fakat eğer taraflar nafaka miktarının toptan bir şekilde ödenmesini isterlerse bu durumda anlaşma hakimin onayına sunulur hakim onaylar ise nafaka toptan ödenebilir.
d- Nafaka Davasında İstem Halinde Karar Tarihinden İtibaren Faize Hükmedilmesi
Nafaka alacağı hâkim tarafından verilen karar ile istenebilir hale geleceği için, alacak haklarının aksine nafaka davalarında dava tarihinden itibaren faize hükmedilemez. Daha açık bir deyişle, davanın açılmasıyla nafaka istenebilir hale gelmez, nafaka davalarında verilen karar inşai nitelikte olduğu için nafaka alacağı verilen karar ile istenebilir hale gelir ve istem halinde karar tarihinden itibaren faize hükmedilir5.
e- Nafaka Alacağının Temlik Edilememesi
Nafaka alacağı kanun koyucu tarafından diğer alacaklardan farklı bir muameleye tabi tutulmuştur.Borçlar kanununa göre alacak hakkı kural olarak üçüncü bir kişiye devredilebilir. Ancak nafaka alacağı için farklı bir kural getirilmiş ve nafaka alacağının temlik edilemeyeceğine karar verilmiştir Nafaka alacağının ise aile bireyleri arasındaki yardımlaşma yükümlülüğünden doğması sebebiyle kural olarak nafaka ilişkisine yabancı üçüncü kişiye devredilmesi mümkün değildir.
f- Nafaka Alacağının Üzerinde Rehin Tesis Edilememesi
Türk Medenî Kanununun 954. maddesine göre; “Başkasına devredilebilen alacaklar ve diğer haklar rehnedilebilir. Aksine bir hüküm bulunmadıkça, bunların rehini hakkında da teslime bağlı rehin hükümleri uygulanır.Kanunda açıkça belirtildiği üzere ve nafaka üzerine özel bir düzenleme olmadığı için devri kabil olmayan nafaka alacağının üzerinde rehin tesis edilemeyeceği de açıktır.
g-Nafaka Alacağının Mirasçılara İntikal Etmemesi
Nafaka alacağı şahsa bağlı bir haktır. Bundan dolayı başkasına devredilemez .
Şahıs varlığı hakları kural olarak başkasına devredilemediği gibi mirasçılara da geçmez.

Adana Trafik Kazası Değer Kaybı Avukatı

Trafik kazaları sonucu oluşan maddi ve manevi zararların tazminini kimler dava edebilir?
Bu husus kazaya uğrayanın yaşamını devam ettirip ettirmemesi ve dava açma hakkını kullanabilecek durumda olup olmaması hallerine göre farklılık göstermektedir.
Kaza sonucu mağdur olan kişi yukarıda belirtmiş olduğumuz üzere borçlar kanunun 49., 53., 54., ve 56. maddeleri gereği bizzat maddi ve manevi zararının tazmini için dava açabilir.
Mağdurun dava açtıktan sonra vefatı halinde murisleri yalnız mağduru ilgilendirmeyen yani mirasçılarının mal varlığı haklarını da etkileyen bu davaları mecburi dava arkadaşı olarak takip ederler.
Mağdurun dava açmadan vefatı halinde ise yakınları ve onun vefatı ile maddi ve manevi zarar gören yakınları annesi, babası, eşi, çocukları, kardeşleri, nişanlısı ve bakım ve desteği altındaki kişiler maddi ve manevi zararlarının tazmini için dava açma hakkına sahiptirler.
Mağdurun kaza sonucu ölmediği ama medeni haklarını da kullanamadığı hallerde bitkisel hayat, koma ya da akıl sağlığını ehliyetini yitirdiği durumlarda mağdurun zararlarının tazmini için veli vasi ya da yasalarımızda düzenlenmiş olan kanuni temsilcileri tarafından dava açılabilir.

Adana Trafik Kazaları ve tazminatlar hakkında geniş bilgi ve danışmanlık için bizleri arayabilirsiniz.

Adana Bilişim Suçları Avukatı

Adana Bilişim suçları hakkında daha fazla bilgi ve danışmak için bizleri arayarak iletişime geçebilirsiniz.

Bilişim Suçları
Avrupa Birliği ile Birleşmiş Milletler Komisyonu ortak raporunda Bilişim Suçları 6 ana bölümde incelenmiştir.
1. Bilgisayar Sistemleri ve Servislerine Yetkisiz Erişim ve Dinleme
2. Bilgisayar Sabotajı
3. Bilgisayar Kullanılarak Dolandırıcılık
4. Bilgisayar Kullanılarak Sahtecilik
5. Kanun Tarafından Korunan Bir Yazılımın İzin Alınmadan Kullanılması
6. Diğer Suçlar (Bu başlık altına alınan suçlar) :
6.1 Yasaya aykırı yayınlar
6.2 Pornografi içeren yayınlar
6.3 Hakaret ve Sövme

Adana Vergi Avukatı

Adana sınırları içerisindeki vergi uyuşmazlıklarına yönelik faaliyet gösteren Adana Hukuk / Avukatlık büromuz, vergi avukatı olarak hizmet veren deneyimli avukatlarıyla, öncelikle idare nezdinde uzlaşma yoluyla çözülmesi, uzlaşma temin edilememesi halinde vergi mahkemelerinde dava açılması, vergi ziyaı ve usulsüzlük cezalarına ilişkin uyuşmazlıkların giderilmesi başta olmak üzere tüm adana vergi hukuku konularında danışmanlık ve dava avukatlığı hizmeti vermektedir.

Adana Gayrimenkul İnşaat Avukatı

Adana Hukuk ve Avukatlık Bürosu gayrimenkul, İnşaat ve kira hukuku konularında hizmet vermektedir. Gayrimenkul sektörü ülkemizde son yıllarda en hızlı gelişme gösteren sektörlerden biridir ve hukuk büromuz gayrimenkul bir başka değişle taşınmaz hukuku konusunda her türlü konuda danışmanlık yapmaktadır.

Adana Hukuk Bürosu, müvekkillerinin gayrimenkul işlemlerinin her türlü aşamasında danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Gayrimenkul alanındaki hizmetler, imar mevzuatına uyum, gerekli izin ve ruhsatların alınması ile yönetim planlarının geliştirilmesi ve kira sözleşmelerinin düzenlenmesi dâhil gayrimenkulün geliştirilmesine ilişkin tüm hizmetleri kapsamaktadır.

Adana Taşınmaz Mülkiyet Avukatı

Adana Taşınmaz ( Mülkiyet ) Hukuku Avukatı
Taşınmaz Hukuku, taşınmazın edinimi, kullanılması, korunması ve satımı veya yitimi gibi konuları inceyelen kamu-özel karışımı bir hukuk dalıdır. Taşınmaz üretiminin ve alım-satımının yaygınlaşması böyle bir özel hukuk dalının oluşması noktasında bir ihtiyacı ortaya çıkarmıştır. Bu sayede taşınmaz hukuku gelişmiştir. Taşınmaz hukukundan kaynaklanan çok sayıda dava bulunmaktadır. Bu davalar taşınmazın satımı, kullanılması, korunması gibi konularda ortaya çıkan uyuşmazlıkları içerebilir. Büromuz başta ortaklığın giderilmesi, yolsuz tescil, tapu iptali ve tescili, müdahalenin menî,haksız inşaat-taşkın inşaat, sınırlı ayni hakka dayanan davalar(yol-su-geçit hakkı istenmesi gibi) kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin hazırlanması ve bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar gibi birçok konuda müvekkillerine gerektiğinde sulh edici gerektiğinde icra edici faydacı hizmetler sunmaktadır.

Adana Taşınmaz ( Mülkiyet ) hukuk davaları ve Avukatlık ihtiyaçlarınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Adana Miras Avukatı

Yasal miras paylaşımı mirasbırakanın bir vasiyetname bırakıp bırakmamasına göre değişiklik göstermektedir. Ölümünden önce yasal şartlara uygun bir vasiyetname bırakan şahsın malvarlığı saklı paylara riayet etmek kaydıyla vasiyetnamesinde belirttiği şekilde paylaştırılır. Ancak bir ölmeden önce bir vasiyetname düzenlemeyen kişinin mirası eşinin hayatta olup olmamasına göre farklı şekilde paylaştırılacaktır. Mirasbırakanın eşi hayatta ise ve alt soy yani vefat edenin çocukları ile birlikte mirasçı olursa mirasın 1 / 4 sağ kalan eşe ait olacak ve kalan 3 / 4 çocuklar arasında eşit olarak paylaştırılacaktır. Sağ kalan eş miras bırakanın annesi ve babası ile birlikte mirasçı olur mirasın yarısı sağ kalan eşin kalan yarısı da miras bırakanın annesi ve babası arasında eşit olarak paylaştırılacaktır. Sağ kalan eş miras bırakanın büyükannesi ve büyükbabası ile birlikte mirasçı olursa mirasın 3 / 4 ü sağ kalan eşe verilir ve kalan 1 / 4 te mirasbırakanın büyük anne ve büyük babaları arasında eşit olarak paylaştırılır. Eğer mirasbırakanın eşi hayatta değil ise miras alt soy varsa alt soy arasında alt soy yoksa üst soy arasında eşit olarak paylaştırılır.

Vasiyetname yoksa mal paylaşımı nasıl yapılır?

Mirasbırakanın vasiyetname bırakmaması halinde mirasçılar için miras paylaşımı eşin hayatta olup olmamasına göre değişiklik göstermektedir. Ancak bunun da öncesinde mirasbırakanın ölüme bağlı sözleşme akdedip akdetmediği araştırılır. Eğer ortada atanmış bir mirasçı yok ise miras paylaşımına geçilebilir. Burada sağ kalan eş ile alt soy birlikte mirasçılar ise mirasın dörtte birini sağ kalan eş kalan payı ise alt soy yanı çocuk ve torunlar aralarında eşit olarak paylaşırlar. Sağ kalan eş müteveffanın anne ve babası ile birlikte mirasçı olursa bu defa mirasın 1 / 2 si eşin kalan 1 / 2 si de anne baba ve onların altsoyu arasında eşit olarak paylaştırılır. Sağ kalan eş büyük anne ve büyük baba zümresi ile mirasçı olarsa bu defa mirasın 3 / 4 ünü alır. Kalan payda bu zümre arasında eşit olarak paylaştırılır.

Mirastan kimler pay alabilir?

Türk Hukuk sistemi içerisinde mirastan pay alacak kişiler belirlenirken zümre sistemi esas alınmıştır. Bu zümre sistemi içerisinde 3. Zümreye kadar olan akrabalar mirasbırakanın mirasından pay alabilirler. Bu zümre sistemi içerisinde 1. Zümre mirasbırakanın alt soyudur. Yani miras bırakanın çocukları ile torunları 1. Zümreyi oluşturur. Mirasbırakanın annesi-babası ve kardeşleri ile yeğenleri 2. Zümreyi oluşturmaktadır. 3. Zümre ise mirasbırakanın büyükanneleri büyükbabaları amca, dayı, hala ve teyze gibi akrabalardan oluşur. İşte mirasbırakanın mirasından bu 3 zümrede olan mirasçılar pay alabilirler. Bunun dışında kalan kimseler mirastan pay alamazlar. Bu yasal mirasçılar dışında bir de kan bağı olmayan kimseler bir vasiyetname ile mirastan pay alabilirler. Bu durumun gerçekleşmesi için mirasbırakanın vasiyetname düzenlemesi şarttır. Zümreler arasında kanuni bir sıra vardır. 1. Zümreden mirasçılar hayatta ise 2. Zümreden kimse hak iddia edemez.

Mirasta saklı pay ne demektir?

Türk Hukuku mirasbırakanın malvarlığı üzerinde vasiyetname veya başka bir ölüme bağlı tasarrufla istediği gibi devirler yapmasını engellemeye çalışmıştır. Mirasbırakanın bir kısım mirasçılarının miras üzerinde saklı payı bulunmaktadır. Yani mirasbırakan malvarlığı üzerinde saklı paylara dokunmamak kaydıyla dilediği gibi tasarrufta bulunabilir. Ancak saklı pay denilen oranları mirastan çıkarılma hariç olmak üzere başkasına devredemez. Devretmesi halinde saklı paylı mirasçılar dava açarak bu devirleri iptal ettirebilirler.

Mirasta saklı paylı mirasçı kime denir?

Saklı paylı mirasçıların kimler olduğu Türk Medeni Kanunu’nda açıkça belirtilmiştir. Buna göre mirasbırakanın sağ kalan eş, çocukları, torunları ve anne ve babası saklı paylı mirasçılardır. Mirasbırakanın altsoyunun saklı payı yasal miras payının yarısı, mirasbırakanın anne ve babasının saklı payı yasal miras payının 1/ 4 ü, sağ kalan eşin saklı payı ise anne baba veya altsoy ile birlikte mirasçı olursa yasal miras payının tamamı diğer hallerde ise yasal miras payının 3 / 4 üdür. Mirasbırakanın kardeşlerinin miras üzerinde saklı payı 2007 yılında yapılan kanun değişikliği ile kaldırılmıştır.

Adana İş Hukuku Avukatı

Adana İş Hukuku Avukatı

İş Hukuku, İşçi-İşveren ilişkilerini inceleyen sözleşmeler hukukunun bir alt dalıdır. Bu kapsamda iş sözleşmelerinin, taraflara hangi yükümlülükler yüklediğini ve hangi haklar tanıdığını temel şartlarıyla düzenleyen bir hukuk dalıdır, diyebiliriz. İş sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da 4857 sayılı İş Kanunu’na göre çözümlenir. İş Hukukundan kaynaklanan en önemli davalar tabii ki de işçilik alacakları davalarıdır. Bu kapsamda iş sözleşmesine bağlı olarak işçilerin hak ettiği vefakat alamadıkları kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücrtleri, ücretli izin hakları ve buna benzer işçilik alacaklarının tahsili için açılan davalara işçilik alacakları davaları denmektedir. Büromuz işçilik alacakları davaları başta olmak üzere, iş sözlemelerinin ve ön sözleşmelerin hazırlanması gibi konularda da hizmet vermektedir.

Adana İş Hukuk Davalarınız ve Avukat İhtiyaçlarınız Bize Ulaşabilirsiniz.