Adana Nafaka Avukatı

NAFAKANIN HUKUKİ NİTELİĞİ,
Türk Borçlar Hukuku sistemimizde, borcun kaynaklarının çeşitli biçimlerde tasnif edildiği görülmektedir. Bu tasniflerden biri, borcun bir kişi veya tarafların iradesinden doğmakta olup olmamasına göre yapılmaktadır.
Buna göre; bir kişi veya tarafların iradesinden kaynaklanan, başka bir deyişle iradenin arzu ettiği sonucun meydana gelmesi ile oluşan borçlar “hukukî işlemden doğan borçlar” dır. Diğer taraftan, bir kişi veya tarafların iradesinden kaynaklanmayan borçlar ise “doğrudan kanundan doğan borçlar” dır2
Bütün boçlar kanunda belirlenmiş olan şartların yerine getirilmesi ile doğar fakat nafaka borcu , kanunun öngördüğü diğer kanundan doğan borçlardan hiçbirine girmemektedir.Bunun en belirgin sebebi de nafaka borcu ne hukuki açıklanan bir iradeye nede hukuka aykırı bir file dayanmaktadır.
C- NAFAKA ALACAĞININ ÖZELLİKLERİ
a) Nafaka Alacağından Feragat Edilememesi
Aile hukuku alanı, sadece fertlerin menfaatlerinin korunması için değil, aynı zamanda toplumsal korunma için gerekli hükümleri kapsar. Bu nedenle hukuk yargılama usulünde, talep olmadıkça hakimin bir menfaate hükmedememesi prensibinin bir istisnasını TMK’ unun 169. maddesi oluşturur. Boşanma veya ayrılık davası açılmakla davanın devamı süresince gerekli olan önlemlerin hakim tarafından talep olmaksızın re’sen alınması zorunludur. Yargıtay uygulaması da aynı yönde olmakla birlikte bir görüşe göre de birlikte yaşamaya ara verilmesi veya boşanma davasının açılması gibi birlikte yaşamanın mümkün olmadığı hallerde hakim, eşlerden birinin istemi üzerine, birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyalarından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alacaktır3.
Nafaka isteminde bulunmaya hakkı olan tarafın, bu hakkından önceden feragat etmesi mümkün değildir. Nafaka alacağından önceden feragat edilememesinin sebebi alacaklının talebi ile feragat sözleşmesinin ileri sürülerek nafaka borçlusunun borcundan kurtulmaya çalışmasını engellemektir.
b) Nafaka Alacağının Haczedilememesi
Mahkeme kararı ile hükmedilmiş olan nafaka miktarına haciz konulmaz .Çünkü hakimin hükmetmiş olduğu nafaka boşanma sonucu sosyal bakımdan zor duruma düşen tarafın mağduriyetini giderme amacı taşımaktadır.Yani hakim kişinin bakımı için zorunlu olan bir yardım miktarına hükmetmektedir.
Hükmedilen bu miktar karşı taraf için zenginleştirici bir miktar değildir. İcra ve iflas kanununda emekli maaşına haciz işlemi nasıl uygulanamıyorsa boşanma sonucu mahkemenin hükmettiği nafakaya da haciz işlemi uygulanamaz.
Kural olarak, mahkeme ilâmına dayanan nafaka alacağının haczi mümkün değildir. Çünkü mahkeme, nafaka alacaklısının geçinmesi için zorunlu olan miktarı göz önünde bulundurarak nafaka miktarını takdir eder. Dolayısıyla bu miktarın tamamının nafaka alacaklısının eline geçmesinde mutlak zorunluluk bulunduğu için bu tür nafakaların haczi mümkün değildir39. Öte yanda nafaka alacağı hacizde ve iflasta imtiyazlı alacaklardandır4.
c-Nafaka Alacağının Kural Olarak Nakden ve Peşin Olarak Ödenmesi
Mahkeme kararı sonucu belirlenecek olan nafaka miktarı kural olarak her ayın başında nakden ve peşin bir şekilde ödenebilir.Fakat eğer taraflar nafaka miktarının toptan bir şekilde ödenmesini isterlerse bu durumda anlaşma hakimin onayına sunulur hakim onaylar ise nafaka toptan ödenebilir.
d- Nafaka Davasında İstem Halinde Karar Tarihinden İtibaren Faize Hükmedilmesi
Nafaka alacağı hâkim tarafından verilen karar ile istenebilir hale geleceği için, alacak haklarının aksine nafaka davalarında dava tarihinden itibaren faize hükmedilemez. Daha açık bir deyişle, davanın açılmasıyla nafaka istenebilir hale gelmez, nafaka davalarında verilen karar inşai nitelikte olduğu için nafaka alacağı verilen karar ile istenebilir hale gelir ve istem halinde karar tarihinden itibaren faize hükmedilir5.
e- Nafaka Alacağının Temlik Edilememesi
Nafaka alacağı kanun koyucu tarafından diğer alacaklardan farklı bir muameleye tabi tutulmuştur.Borçlar kanununa göre alacak hakkı kural olarak üçüncü bir kişiye devredilebilir. Ancak nafaka alacağı için farklı bir kural getirilmiş ve nafaka alacağının temlik edilemeyeceğine karar verilmiştir Nafaka alacağının ise aile bireyleri arasındaki yardımlaşma yükümlülüğünden doğması sebebiyle kural olarak nafaka ilişkisine yabancı üçüncü kişiye devredilmesi mümkün değildir.
f- Nafaka Alacağının Üzerinde Rehin Tesis Edilememesi
Türk Medenî Kanununun 954. maddesine göre; “Başkasına devredilebilen alacaklar ve diğer haklar rehnedilebilir. Aksine bir hüküm bulunmadıkça, bunların rehini hakkında da teslime bağlı rehin hükümleri uygulanır.Kanunda açıkça belirtildiği üzere ve nafaka üzerine özel bir düzenleme olmadığı için devri kabil olmayan nafaka alacağının üzerinde rehin tesis edilemeyeceği de açıktır.
g-Nafaka Alacağının Mirasçılara İntikal Etmemesi
Nafaka alacağı şahsa bağlı bir haktır. Bundan dolayı başkasına devredilemez .
Şahıs varlığı hakları kural olarak başkasına devredilemediği gibi mirasçılara da geçmez.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir